Çekicilik algımız değişiyor mu? Doğal burun nasıl olmalıdır?

Çekicilik algımız değişiyor mu? Doğal burun nasıl olmalıdır?
Çekicilik algımız değişiyor mu? Doğal burun nasıl olmalıdır?
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Denizhan Dizdar: “Doğallığın defalarca hoş olduğu değişmeyen tek gerçektir. Minik, nefes alamayan burunlar yerine ameliyat olduğunuz kesin olmayan, doğal burunları seçim edin!”

Günümüzde yaşam fazla çabuk değişiyor, bir yıl önce moda olup beğenerek alınan bir giysi, bir sene sonra beğenilmeyebiliyor. İnsanların favori saç kesimleri yıllar içinde fazla önemli değişiklik gösterebiliyor. 70 ’lerdeki ile 90 ’lardaki saç modellerinin 2000 ’lerin başı ile ilgisi bile değil…

KADINLAR ELIZABETH TAYLOR ’DAN ETKİLENDİ

“Alımlılık algımız değişiyor” diyen Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Denizhan Dizdar, bunu şu sözlerle açıklıyor:

“İki yıl önce kullandığınız bir aksesuvar iki sene sonradan gözünüze aynı gelmeyebiliyor, demode kalabiliyor. Bu seri değişimden insanların alımlılık algısı da payını alıyor şüphesiz. 60 ’lı, 70 ’li yıllarda sinemanın da yaygınlaşmasının etkisiyle olağan bir alımlılık algısı insanların aklına yerleşti. Sıcacık muhakkak, geniş kalçalı, şişmiş saçlı, kocaman gözlü ve fidan gibi burunlu kadınlar güzellik ikonu haline geldiler. 70-80 ’li yıllarda gövde küçülürken, ufacık ve hokka burun algısı hiç değişmedi. Bu algıda Elizabeth Taylor ’ın Cleopatra filmindeki güzelliğinin de katkısı büyüktür. Tabii ancak estetik cerrahilerin defalarca en çok talep göreni olan burun estetiğinde de bu dönemin isteklerine kadar burunlar moda oldu. Düşük, adeta oyuk bir burun sırtı ile minicik ve kalkık bir burun ucu: Cleopatra burnu. Burun estetiği ile uğraşan cerrahlar burnun fonksiyonu ile az daha hiç ilgilenmezken, dış dış görünüş ön plandaydı. Oysa bu akımın sonucunda yıllar sonra küçücük, sırtı çökük ve nefes alamayan burunlu orta-ileri ihtiyar kadınlar nefes alabilmek için doktora başvuracaklardı.”

IŞLEVSEL YANİ NEFES BÖLGE BURUN TALEP EDİLİYOR

90 ’lı yılların sonu 2000 ’li yılların başında birşeyler değişmeye, alımlılık algısında doğala dürüst bir değişim gözlenmeye başlandı. Bu metamorfoz cisim hatlarında da gözlenirken, aşırı zayıflık bundan böyle bir alımlılık göstergesi yok, bir rahatsızlık olmuştu. Natürel ancak yüzün orta yerindeki burun da bu değişimden nasibini aldı. Ilk Olarak bundan böyle burun, fonksiyonunu geri kazanmıştı; millet burunlarından nefes olmak istiyorlardı. Hem burun güzelleştirilirken yüzün doğal simetrisine ahenkli, ne olağandışı minik ve oyuk, ne de olağandışı kalkık olmalıydı.

Burun ameliyatı sonucunda yapılan yeni burnun, sözde yüzün orijinal burnuymuş izlenimi vermesi en fazla istek edilen isteklerden biri oldu. Tabii fakat ameliyat teknikleri de bu yönde gelişim gösterdi ve burun estetiği ameliyatı yerini fonksiyonel yani nefes alan burun estetiğine bıraktı.

DOĞALLIĞIN MODASI GEÇMEZ

Günümüzde de bu eğilim hala artarak sürüyor. Bundan Böyle oyuk ve çok ince burun sırtları, mandalla bıkkın gibi burun uçları pek talep edilmiyor. Bu işle uğraşan doktorlar da zaten yapay burunlar yapmamaya çalışıyorlar.

Bir cerrah burun estetiği yaptığı süre, o burun yalnızca o gün, o sene yok; ömür boyu güzel olmalıdır. Bu da oysa gelecek neslin de alımlılık algısını varsayım ederek, geleceği öngörerek olabilir. Geçmiş nesillerin de, gelecek neslin de güzellik algısı bambaşka olacaktır fakat değişmez tek şey doğallığın defalarca hoş olduğudur.

1543097066_medical_park_bahcelievler_dr_ogretim_gorevlisi_denizhan_dizdar_kulak__burun_bogaz_uzmani