Bahçeli: ‘ AK Parti’nin Adayını Ön Kayıtsız Şartsız Destekleyeceğiz’

Bahçeli: ' AK Parti'nin Adayını Ön Kayıtsız Şartsız Destekleyeceğiz'
Bahçeli: ' AK Parti'nin Adayını Ön Kayıtsız Şartsız Destekleyeceğiz'
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bahçeli:”AK Parti’nin adayını ön koşulsuz destekleyeceğiz”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli:
-illiyetçi Hareket Partisi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin teoriden pratiğe dek her aşamasında içindedir, faal bir öğesidir. Mimarisinde pay sahibi olduğumuz hükümet sisteminin muhafazası için gereklilik duyulan her fedakarlığı kuşkusuz can atarak yaparız. Bundan gocunmayız”
“CHP-HDP-İP(İYİ Parti) aynı çizgidedir. 24 Haziran’da netice alamayan bu güruh, 31 Mart’a umut bağlamıştır. Ama hevesleri Allah’ın izniyle kursaklarında kalacak, Türkiye’nin doğruluşuna, yeni hükümet sisteminin doğasına zarar veremeyeceklerdir”
-“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi skandal bir karara imza atmıştır”
-“Biz 31 Mart’a ne kazanıp ne kaybederiz gözüyle bakmıyoruz. Biz 31 Mart’a şu değin belediye benim olsun, bu kadar Adalet ve Kalkınma Partisi’nde bulunsun diye de yaklaşmıyoruz. 31 Mart’ı Türkiye’nin beka mücadelesi açısından dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz”
-” Ülke gitmişken, çarşı karışmışken, yeni hükümet sistemine hain bir sefer düzenlenirken belediyelerin hepsini biz alsak ne olacak almasak ne çıkacak”
-“İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adaylarımızı göstermeyeceğiz. Bu illerde Hak ve Kalkınma Partisi kimi isterse, kimi dilerse aday çıkarabilir. Biz müsterih bir vicdanla ve ön koşulsuz destekleyeceğiz.”
-” Zillet İttifakı bu büyükşehirler dıştan karşılıklı aday çıkardığı yeniden de Cumhur İttifakı’nın gereği her neyse onu yapacağız, onun yanında olacağız”

ANTALYA – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,”Biz 31 Mart’a ne kazanıp ne kaybederiz gözüyle bakmıyoruz. Biz 31 Mart’a şu dek belediye benim olsun, bu değin Yargı ve Yeniden Yapılanma Partisi’nde bulunsun diye de yaklaşmıyoruz. 31 Mart’ı Türkiye’nin beka mücadelesi açısından dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Ülke gitmişken, çarşı karışmışken, yeni hükümet sistemine hain bir sefer düzenlenirken belediyelerin hepsini biz alsak ne olacak almasak ne çıkacak.”dedi.
Bahçeli, Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde düzenlenen İl Başkanları ve Belediye Başkanları Toplantısı’nın kapanışında konuştu. Toplantının kapanışında 81 il başkanı ve 130 belediye başkanına hitap eden Bahçeli, iki jurnal toplantının son derece bereketli geçtiğini söyledi.
MHP’nin Türkiye’nin son direniş hattı olduğunun altını çizen Bahçeli, yarım asırdır milletin hizmetinde olduklarını kaydetti.
Siyasi tarihin akışına yön verecek kararlar aldıklarına değinen Bahçeli, “Burada Türkiye’nin önü gevşemiş, milletimize ümit aşılanmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi tek yürektir, tek sestir, tek nefestir. Milliyetçi Hareket Partisi mazlumların tercümanı, gariplerin yürek atışıdır. Kesinlikle Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’nin son kalesi, son direniş hattıdır.” diye konuştu.
“Başbuğu andı”
Rahmetli başbuğu özlemle hasretle andıklarını kaydeden Bahçeli,” Dönenlere, satanlara, kaçanlara, korkanlara, sinenlere hiç aldırış etmeden merhum başbuğumuzun izinden yiğitçe yürüyoruz. Şehitlerimizin emanetlerini kucaklayarak yürüyoruz. Tarihimizin şanlı mirasını namusumuz kasıtlı olarak yürüyoruz. Arkamıza bakmadan, tuzaklara takılmadan, oyunlara aldanmadan Türk milletini yüceltmek, yargı ettiği yükseklere taşımak için çalışıyoruz. Yolumuz adalet yoldur, realite yoludur, Allah yoludur. Yükümüz ağır olsa da kaldıracak irademiz vardır, hamd olsun takatimiz yerindedir, heyecanımızın sıcaklığı buz dağlarını eritecek dek yoğundur” ifadelerine yer verdi.
“Ulusal cesaretin karşı perişan oldular”
“Kozmopolit azgınlıklara, komünist akımlara, küreselci, bölücü ve emperyalist alçaklara direne direne, şeytanları taşlaya taşlaya, yılanın deliğini yıka yıka bugünlere geldik”diyen Bahçeli,”Türkiye’yi sıtmayı gösterip ölüme ikna etmek için çırpındılar. Anlamından koparılmış demokrasi iddiasıyla dağılmayı projelendirdiler. Aslından soyutlanmış bağımsızlık ve insan hakları propagandasıyla bölücülüğü palazlandırdılar. Türklüğü ateşe atmak, Türk milletinin tarihsel haklarını çiğnemek için maske takanlarla, emperyalizmin maaşlı taşeronluğuna talip olanlar bir oldular, beraber hareket ettiler. Zulümle abat olacaklarını sandılar. Terörizmle sineceğimizi, terör saldırılarıyla susacağımızı, iddia ve irademizin kırılacağını zannettiler. Hesaplı tetikçilerini kışkırtılar. FETÖ iblisini 15 Temmuz’da üzerimize saldılar. 251 insanımızın şehadetine niçin oldular. İşgali denediler. İstilayı özendirdiler. Etnik ve mezhep kutuplaşmasını teşvik ettiler. Fakat ihmalkârlık ettikleri, görmezden geldikleri ulusal cesaretin, milli ruh ve azametin karşısında her seferinde mahv-ı acınacak halde oldular, rezil rüsvaya döndüler” dedi.
“Kimsenin gücü yetmez”
Bu topraklardan Türk milletinin mührünü sökmeye, Türklüğün izini silmeye hiç kimsenin, hiçbir zulmet odağının gücü yetmeyeceğini vurgulayan Bahçeli,” Bu milletin bileğini hiçbir barbar emel, hiçbir vandal kasıt bükemez. Türk milleti birdir, hıyanet ve husumete aleyhinde etten duvar, yenilmez iradedir. Türk vatanı bölünmez bütündür ve bu uğurda yapacağımız fedakarlıkların sınırı da yoktur. Özellikle anlatmak isterim oysa, istiklal Türk milletinin ezeli ve sonsuz hakkıdır. Aksini iddia edenler aslını da neslini de yok sayan haramzadelerdir. İstiklalimiz için nice bedeller ödenmiş, nice badirelere katlanılmıştır. Bu beşeri cevher ve asalete kim bağlı bakıyorsa, kimler diş biliyorsa, cümbür cemaat bilsin fakat, hem o gözü oyarız, keza o dişi sökeriz” ifadelerine yer verdi.
“Yeni hükümet sisteminin her aşamasının içinde MHP vardır”
Milliyetçiliğin bir millete mensubiyet şuuru olduğunun altını çizen Bahçeli,”Türk milliyetçileri Türk milletine ayrıca şuurla hem de emsalsiz bir sevdayla bağlıdır. böylece herzamanki politik şablonlara uymayız, çıkar hesabı yapamayız. Türkiye’nin böylece fazla sorunu varken, yeni bir hükümet sisteminin tesis ve tedarik çalışmaları sürüyorken, hele hele Cumhuriyet’in üçüncü evresine demin geçmişken hiçbir gelişmeye kayıtsız kalamayız, olaylar karşısında duyarsız ve sorumsuz hareket edemeyiz. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin teoriden pratiğe kadar her aşamasında içindedir, faal bir öğesidir. Mimarisinde pay sahibi olduğumuz hükümet sisteminin muhafazası için gereksinim duyulan her fedakarlığı şüphesiz kendi isteğiyle yaparız. Bundan gocunmayız” dedi.
“Türkiye’nin istikrarlı yönetimi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir”
Bugünün Türkiye’sinin geçmişin fedakarlıkları üstüne bina edildiğine dikkati çeken Bahçeli şöyle konuştu: “Tüm dikkatler bize çevrilmiştir. Uyursak mezarımızı kazarlar. Uyuşursak zulüm oklarını fırlatırlar. Bu kapsamda ön almalıyız, beka düzeyindeki tehditleri analiz edip gerekli gelen stratejik müdahaleleri zamanlama hatasına düşmeden yapabilmeliyiz. Bir gerçek vardır, o da şudur, Türkiye Cumhuriyeti’nin istikrarlı yönetimi, istikbalinin güvencesi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir. Bunu sağlayacak siyasi imkan ve irade ise Cumhur İttifakı’dır. Buna karşılık Türkiye’nin önüne hendek kazan, sandıktan umudunu kesip sokağa oynayan, demokrasi dışı arayışlara gülücükler saçan bir blok vardır oysa, bütün uğursuz maksat ve eylemleriyle ortadadır. Yerli ve tanıdık olmayan işbirlikçiler emperyalizmin tetik çeken eli olmaya şimdiden hazırlanmış, şimdiden namzettirler. Bir yanda cumhurun rahat ve güvenliği için yerleşmiş bir ittifak duruyorken, öteki yanda cumhurun karışıklık ve kargaşaya düşmesi için el ovuşturan ihanet ve ihtilaf oluşumu pusudadır.”
“31 Mart’a umut bağladılar”
“Başarı cumhurun olmaz ise, zillet altın vuruşunu yapacak, öldürücü darbeyi indirecektir.”diyen Bahçeli,”CHP-HDP-İP(İYİ Parti) aynı çizgidedir. 24 Haziran’da netice alamayan bu güruh, 31 Mart’a umut bağlamıştır. Ancak hevesleri Allah’ın izniyle kursaklarında kalacak, Türkiye’nin doğruluşuna, yeni hükümet sisteminin doğasına zarar veremeyeceklerdir.
Sadece dileyerek, yalnızca bekleyerek, yalnızca ümit ederek amacımıza ulaşamayız, tehlikeleri bertaraf edemeyiz. Önce önlem almalıyız, daha sonra tevekkül etmeliyiz. 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimlerini bir sistem oylamasına, bir hükümet tartışmasına, bir rejim krizine dönüştürmek isteyenlerin senaryolarını başlarına devretmek, alayıyla mücadele etmek boynumuzun borcudur, milletimizin bize yüklediği tarihi bir vazifedir. Vazife kutsaldır, vazife kutludur, ihmali veya inkarı acıklı sonuçlara sebebiyet verecektir. Terör örgütleri devrededir. Türkiye’nin yıkımı için kuyruğa girenler faaliyet içindedir. CHP ile İP kargaşa bekçiliğine soyunmuşlardır. Yandaş ve yardımcıları HDP, PKK’yı belediyelere yeniden nakliye amacındadır.”ifadelerini kullandı.
“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi skandal karara imza attı”
Oyunun kesin, kirli oyuncuların açıkta olduğunu sinyâl eden Bahçeli,”PKK’lı Demirtaş’ın serbest kalmasını isteyenler zillet ittifakının eğri ortaklarından başkası değildir. HDP’ye Kürt siyasi hareketi diyen ipsizler sahadadır. Türkiye’yi yabancılara ihbar eden, tanıdık olmayan sefirlerle masalar kurup gelecek hayallerine dalan zilletin asıl aktörleridir. İşte PKK’lı Demirtaş ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararı gördünüz, duydunuz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi skandal bir karara imza atmıştır. Terörü öven, terör saldırılarını provoke eden kayıtlı bir bölücünün siyasi nedenlerle cezaevine sokulduğu bahis edilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 20 Kasım’da ülkemize PKK’lı Demirtaş’ı derhal hür bırakın çağrısı yapmış, üstelik utanmadan tazminata hükümlü etmiştir. Elinde 53 insanın kanı yer alan Demirtaş’ı az daha mağdur ve hakkı yenmiş birisi gibi göstermek ayıptır, ahlaksızlıktır, hukuksuzluktur, Türk milletine hakarettir” dedi.
Bahçeli, Türk yargısının nesnel ve egemen olduğunu belirterek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türk adaletini hiçe saydığını söyledi.
Türkiye’nin tanıdık olmayan başkentlerden yok Ankara’dan yönetildiğini dile getiren Bahçeli,”Bir mahkeme emri önce vicdanlara uygun düşmek zorundadır. İspanya’da bölücü ve teröre bulaşmış bir partinin kapatılmasını onaylayan, konu Türkiye olunca bölücü ve teröristleri aklamaya kalkışan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ihanet mahkemesi olmaktan diğer bir işe yaramamıştır. Gezi olaylarını övüp yerli Sorosların arkasında duranların, FETÖ’yü günahsız görüp FETÖ’cülere iltica hakkı tanıyanların, 15 Temmuz darbe teşebbüsüne hala inanmayanların, Türkiye’nin baskı ve dayatmalarla geri adım atmasını bekleyenlerin, PKK’yı yıllarca destekleyip Türkiye’ye saldırtanların hukuku da batsın, kararı da batsın, demokrasisi de batsın, özgür ve insan hakları anlayışları da yerin dibine geçsin. Zillet İttifakı yerli ve milli olmadığından iradesi rehinlidir. Milli gerçeklere yanlı ve şaşı bakmayı siyaset sanacak dek gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içindedir.”dedi.
“31 Mart’a ne kazanırız, ne kaybederiz gözüyle bakmıyoruz”
MHP’nin Türkiye’nin içine düşürülmeye çalışıldığı çıkmazı gördüğünü vurgulayan Bahçeli,”Önlem alınmazsa, milli fedakarlık yapılmazsa, 31 Mart’ta ülkemizi siyasi kara kış beklemektedir. Bu düşüncelerimiz bir vehmin ürünü değildir. Önümüzdeki muhtemel sıkıntıları görmek lazımdır. Biz 31 Mart’a ne kazanıp ne kaybederiz gözüyle bakmıyoruz. Biz 31 Mart’a şu kadar belediye benim olsun, bu kadar Hak ve Yeniden Yapılanma Partisi’nde bulunsun diye de yaklaşmıyoruz. 31 Mart’ı Türkiye’nin beka mücadelesi açısından dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Ülke gitmişken, çarşı karışmışken, yeni hükümet sistemine alçak bir sefer düzenlenirken belediyelerin hepsini biz alsak ne olacak almasak ne çıkacak? Yarın olacakların, geçmişte olanlar ile ilişkisini kavramış bir gönül ve manzara derinliğine ulaşmak zorundayız. Dün söyledik haklı çıktık, bugün yeniden söylüyoruz, eğer tedbir alınmazsa gene haklı çıkacağız” diye konuştu.
“İstanbul, Ankara ve İzmir’de AK Parti’nin adayını ön şartsız destekleyeceğiz”
Cumhur İttifakı’nda bir ara sorun çıkaran gelgitleri kenara bıraktıklarını ifade eden Bahçeli konuşmasına şöyle devam etti:”Yanlış anlamaları, maksadını aşan laf ve değerlendirmeleri ulusal beka için değil saydık. Dün gerekçelerimizi de tek tek sıraladık ve kararımızı açıkladık. İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adaylarımızı göstermeyeceğiz. Bu illerde Hak ve Yeniden Yapılanma Partisi kimi isterse, kimi dilerse namzet çıkarabilir. Biz müsterih bir vicdanla ve ön koşulsuz destekleyeceğiz. Zillet İttifakı bu büyükşehirler açık havada iki taraflı namzet çıkardığı her tarafta de Cumhur İttifakı’nın gereği her neyse onu yapacağız, onun yanına olacağız. Milliyetçi Hareket Partisi milleti için vardır. Milliyetçi Hareket Partisi geleceğin dinç Türkiye’si için üzerine düşeni yapacaktır. Biz kiracı değiliz, yolcu değiliz, konargöçer değiliz, gelip geçici değiliz, devlet de bizimdir ahali de biziz, vatan da bizimdir, sancak da bizim.”
“Adayı belirli olmayan illerle ilgili çalışmamız devam ediyor”
Seçim sürecinde fazla çalışacaklarına değinen Bahçeli,”Cumhur İttifakı’nın toplam oyunun 24 Haziran’ın gerisine düşmemesi için elimizden gelen çalışmayı göstereceğiz. İlanını yaptığımız adaylarımız şevkle ve inanmışlıkla sahadadır. Demin belediye başkan adayı emin olmayan belde, ilçe, il ve büyükşehirlerle ilgili çalışmalarımız da sürmektedir. Biliniz ama, sizlere ardına kadar güveniyorum. Bugüne dek yerel yönetimlerde partimizin marka olmasına, imrenilecek seviyelere gelmesinde, vatandaşlarımızın takdirini kazanmasında büyük emekleriniz ve hizmetleriniz geçti. Üretken Belediyeciliğin hakkını layıkıyla verdiniz. Hepinizi tebrik ediyorum. Aynı arzu, aynı heyecan, aynı azim, benzer kararlılıkla yolunuza devam ediniz. “diye konuştu.